10380 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Bağlamında Vergilendirme Usulü Değişikliğinin Ticaret ve Vergi Hukuku Bakımından Sonuçları Hakkında Değerlendirmeler

Author :  

Year-Number: 2026-3.Sayı ( Aralık)
Language : Türkçe
Subject : Ticaret Hukuku
Number of pages: 1-40
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, büyükşehir belediyesi bulunan illerin belirli nüfus kriterlerini taşıyan ilçelerinde faaliyet gösteren bazı mükelleflerin 01/01/2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmesini öngören 08/09/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararını ele almaktadır. Çalışmanın temel amacı, söz konusu düzenlemeyle yapılan vergilendirme usulü değişikliğinin ortaya çıkardığı statüsel ve ödevsel etkileri Vergi Hukuku ve Ticaret Hukuku ekseninde analiz etmektir. Araştırma kapsamında öncelikle 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve bağlantılı mevzuatın normatif yapısı incelenmiş; ardından gerçek usulde vergilendirmeye geçecek mükelleflerin defter tutma, belge düzenine uyma, ödeme gibi maddi ve şekli vergi ödevlerinde meydana gelebilecek dönüşümler değerlendirilmiştir. Devamında ise düzenlemenin, esnaf–tacir ayrımı üzerindeki etkileri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 177. maddesindeki limitler ve 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan ilişki üzerinden, öğreti ve yargı kararlarından faydalanmak suretiyle normatif yöntem çerçevesinde incelenmiştir.

            Yapılan incelemeler neticesinde, 10380 sayılı Kararla öngörülen vergilendirme usulü değişikliğinin vergi adaletine ve verginin genelliği ilkesine hizmet edecek bir gelişme olduğu sonucuna varılmıştır. Gerçek usule geçişle birlikte, bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden mükelleflerin Ticaret Hukuku statüleri bakımından doğrudan tacir sayılabileceği; işletme hesabı esasını benimseyenlerin ise ancak belirli limitleri aşmaları durumunda tacir statüsü kazanacağı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, esnaf–tacir ayrımında vergi mevzuatına atıfla bir yıllık parasal limitlerin esas alınmasının ekonomik gerçeklik ve hukuki öngörülebilirlik bakımından zafiyet yarattığı ve bu nedenle değerlendirmenin birden fazla yıla yayılmasının daha isabetli olacağı saptanmıştır. Son olarak, 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile esnaf iken tacir olma potansiyeline sahip birçok mükellefi kapsadığından, 12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’ndaki bazı hükümlerin belirli durumlarda ticari statü ile sicil kayıtları arasında uyumsuzluğa yol açarak sicile güven ilkesini zedeleyebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Keywords

Abstract

This study examines the transition of certain taxpayers operating in major cities from the simplified tax regime to the actual tax regime. The primary objective of the study is to analyze the legal and procedural implications of this change in the tax regime within the framework of Tax Law and Commercial Law. Within the scope of the research, we first evaluated the normative structure of Decision No. 10380 and related legislation; we examined the statutory and procedural consequences within a normative framework by drawing on legal doctrine and judicial decisions.

 

In conclusion, the change in taxation procedures contained in Decision No. 10380 constitutes a development that serves tax justice and the principle of the generality of taxation; the status of taxpayers as tradespeople or merchants will be determined based on their choice between the balance sheet or operating account basis once they begin to be taxed under the actual method; that the one-year business volume criterion used to determine these statuses is inconsistent with economic reality and legal predictability, and that certain provisions of Council of Ministers Decision No. 12362 may, in specific cases, lead to inconsistencies between commercial status and registry records, thereby undermining the principle of reliance on the registry.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics